Almanya
1980'de özel yasa kabul edildi. İki çözüm sunulmakta:
- Ameliyat olmadan isim değişikliği: 3 yıldır kendini karşı cinsten saymak ve transseksüel yapıda olmak.
- Ameliyat sonrası cinsiyet değişikliği: 3 yıldır transseksüel yapıda olmak, ameliyat, üreme yeteneği kaybı, evli olmamak.
Fransa
Yasal düzenleme yok. 1992 yılına kadar nüfus kütüğü değişikliği mahkemeler tarafından reddedildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde mahkumiyet sonrası Temyiz mahkemesi içtihadını değiştirdi.
Hollanda
1985 yılında Medeni Kanunda değişiklik yapılmıştır. Buna göre
- evli olmayan
- sürekli biçimde üreme yeteneğini kaybetmiş olan,
- tıbben veya psikolojik açıdan mümkün olduğu ölçüde karşı cinse benzetilmiş olan
- sürekli bir biçimde bu karşı cinse ait olduğu inancı içinde yaşayan kişi cinsiyet değişikliği talebinde bulunabilir. Evli olanların ameliyat geçirmesine bir engel yok, ancak cinsiyet değişikliği isteyebilmesi için boşanmış olması gerekir.
İsviçre
Yasal düzenleme yok, mahkemeler ameliyat sonrası nüfus kütüğü değişikliğine izin veriyor.
İspanya
1987 yılında yargı kararı ile cinsiyet değişikliği sonrasında nüfus kütüğünde değişiklik yapılması kabul edilmiştir. Şu sıralar parlamento yasal bir düzenleme üzerinde çalışmaktadır. Büyük ölçüde Alman yasasından esinlenilmektedir.
İtalya
1982 yılında kabul edilen İtalyan yasasına göre
- en az 18 yaşında olan biri
- cinsel karakteristiklerinde değişiklik meydana gelmiş olması halinde medeni durumunun değiştirilmesini talep edebilir. Yasa, bu değişikliğin ameliyat sonrası, hormon tedavisi sonucu veya doğal olarak meydana gelmesi açısından ayırım yapmamaktadır. Ayrıca kararın geri dönülmez nitelik arz etmesi veya kısırlığın gerçekleşmiş olması şart değildir. Mahkeme, şartların gerçekleştiğini tespit edecek ve duruma göre evlilik mevcut ise eşe de bildirimde bulunarak, kararında evliliğin sona erdiğine hükmedecektir. Eğer ameliyat yapılması isteniyorsa bu durumda mahkemeden önce izin almak gerekmektedir.
Avusturya
1993 yılında bütün nüfus müdürlükleri ile yapılan görüşmeler sonrasında, konunun tıbbi açıdan dahi çok olgunlaşmamış olduğu gerekçesi ile yasal bir düzenlemeye gitmek için erken olduğuna hükmedilmiştir. Ancak İç İşleri Bakanlığı tarafından nüfus müdürlüklerine hitaben çıkarılmış olan bir genelge ile, gerçekleşmiş olan ameliyatların nüfus kütüklerine yansıtılması öngörülmüştür. Nüfus memurunun tıbbi görüş istemesi aranır. Bu görüş:
- kişinin uzun zamandan beri kendisini diğer cinse dahil hissettiğini,
- bu amaçla ameliyat geçirdiğini ve karşı cinse benzediğini,
- bu duygularında yüksek ihtimalle bir değişiklik de olmayacağını belgelemelidir.
İngiltere
İngiltere bütün avrupa ülkeleri arasında hala direnen ülkelerden biridir.
- İsim değişikliğini gerçekleştirmek ve bunu bütün resmi belgelere de yansıtmak mümkün.
- Ancak nüfus kütüğünde doğrudan cinsiyetin değişikliğini tescil ettirmeyi İngiliz mahkemeleri kabul etmiyor: "Cinsiyeti belirleyen biyolojik genetik faktörlerdir. Dolayısıyla kişinin sadece dışsal unsurlarla karşı cinse benzetilmiş olması cinsiyet değişikliğine imkan vermez (Corbett v. Corbett)."
İngiltere'ye karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan müteaddit başvurular bugüne kadar hep reddedilmiş, bu hususun devletlerin takdirine bağlı düzenleneceği kabul edilmiştir. (bkz. Sheffield & Horsham v. UK / Rees v. UK / Cossey v. UK / X, Y, Z v. UK).
Ancak Mahkeme 11 Temmuz 2002 tarihinde bu kararlarından açıkça dönmüş ve İngiltere'nin artık bu hakkı tanıması gerektiğini ve aksine uygulaması ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.8'i ihlal ettiğini tespit etmiştir. (Christine Goodwin v. UK). Mahkeme bunun yanı sıra evlenme hakkına ilişkin AİHS m.12'nin de ihlal edildiği görüşündedir. Transseksüellere cinsiyet değişikliğini tescil ettirmenin yanı sıra yeni cinsiyetlerine göre evlenme imkanı da verilmelidir.
Yard. Doç. Dr. Yeşim M. Atamer
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Eşcinsellere Yönelik Ayrımcılık ve Şiddet Sempozyumu
İstanbul Bilgi Üniversitesi / Mayıs 2003
V. Oturum / Travesti ve Transseksüellerin sorunları
|