Ataerkil sistem durmuyor, saldırıyor her gün, her an, her saniye... Çalışıyor yeniden, üretiyor yeniden, var ediyor silah fabrikalarını, çağa uygun modern silahlarını. Silah tüccarlarının cepleri kabarıyor. Savaş çığırtkanları daha çok kışkırtıyor şovenizmi. Kanlar üzerinden kendilerini var etmeye, para kazanmaya doyamıyorlar. Kadın bedeni üzerinden açıyorlar bayraklarını. Toplumsal muhalefet ne yapıyor acaba! Peki alternatif hareket ne yapıyor! Malumunuz toplu gösterilerle meydanları dolduruyoruz. Çığırıyoruz, bağırıyoruz sonra dağılıyoruz. Kimimiz evimize, kimimiz işimize. Biz daha yolda yürürken, onlar yeniden durmadan çalışıyorlar, yeni silahlar, işkence yöntemleri icat ediyorlar. Psikologlar yetiştiriyorlar, rehabilitasyon merkezleri açıyorlar. F tipi cezaevleri yetmiyor, komple hayatlarımızı tecrit altına alıyorlar. Bize demokrasi dersleri veriyorlar, kim bilir belki de bizim çıkıp sokaklarda bağırmamız onların işine yarıyor!.. Bütün bunlar yaşanırken şöyle bir dönüp muhalif harekete bakalım. İşçi sınıfı ve memurların sendikal örgütlenme sorunu, kürt sorunu, kadın sorunu, başörtü sorunu, sokak çocuklarının sorunu… İnsanın çıldırası geliyor. Acaba sorun kimde, acaba bizleri yok etmek için ahtapota benzeyen ataerkil sistem sorun değil mi?! Asıl neden heteroseksizm, militarizm, kapitalizm, erkek egemen sistem demiyoruz; sorgulamayı buradan başlatmıyoruz? Neden yan yana duramıyoruz, neden?! Ahtapotun kollarının bizi her gün ağzına doğru çektiğinin farkında değiliz! Artık, “durun efendiler” deme vakti gelmedi mi? Yasaklarınızla seks işçiliğine zorladığınız, ya da “onlar da var olsunlar, bir renktir, benim de travesti arkadaşım var” diyerek ötekileştirdiğiniz, yok saydığınız hatta öldürdüğünüz insanlar olarak biz de varız. Her gün acılar yaşıyoruz. Tokatlarınızı her gün hissediyoruz suratlarımızda. Yukarıda belirttiğim, daha doğrusu sistemin adlandırdığı sorunlar kadar temel sorunlarımız var. Yaşamak için bedenimizi ortaya koyuyoruz. Hapishanelerimiz var. Hapishanede olmamıza rağmen kafeslerimiz var. Kafeste olmamıza rağmen sınırlarımız var. Toprağımız, mülkiyetimiz olmamasına rağmen izole edilmişiz. Hapishanelerimiz, kafeslerimiz soğuk; çıkmak istiyoruz. Kırmak istiyoruz zincirlerimizi. Aşmak istiyoruz sınırlarımızı. Haykırmak istiyoruz. Avazımız çıkana kadar bağırmak istiyoruz. Yazacak, söyleyecek çok sözümüz var efendiler. Gacı'yı takip edin.
esmeray
|