Demet: Bize yaşadığın son olayı anlatır mısın?
Hülya: Yaşamımı sürdürebilmek için seks işçiliği yapmak zorundayım. Olay gecesi müşteri gibi gelen sivil polisle anlaştık, beraber olduktan sonra başka şeyler istedi. Kabul etmeyince polis kimliğini gösterip benden para istedi. Ben de para vermeyince, seni karakola çektirir, çok kötü dayak attırırım dedi. Ben zaten karakola gitmeye alıştım, her zaman da gözaltına alınıyordum. Onun için para vermemeyi tercih ettim. Sonra bana silahını çekti ve tehdit etti. Kafana sıkarım dedi. Ben de kendimi savunmak ve önlem almak için maket bıçağımı ve kemerimi elime aldım. Daha sonra Bağdat caddesinde 24 saat açık olan kafenin önünde polis arabası gördüm. Onlara şikayet etmeyi düşünüyordum. O anda beni tehdit eden sivil polis, ekip arabasının yanında durdu. Polislerin yanına gitti. Çok samimi konuşuyorlardı. Benim hakkımda konuşuyorlar ve alay ediyorlardı. Ben de şikayetçi olmak istiyordum. Polislere bu adamın polis kimliği ve silahıyla beni tehdit ettiğini ve paramı almak istediğini söyledim ama beni dinlemediler aksine azarladılar ve hakaret ettiler. Adamın gitmesine izin verdiler.Adam gittikten sonra ben polislere yaklaşmadım çünkü beni gözaltına almak istiyorlardı. Adam giderken arabanın plakasına bakarak plakayı yüksek sesle okudum. Zaten araba polislerin gözünün önündeydi. Onlara, bakın, arabayı ve plakasını görmedik demeyin, siz adama müdahale etmediniz, sizin hakkınızda suç duyurusunda bulunacağım, bu olayı medyaya anlatacağım dedim. Sonra plakaya tekrar baktım. Tekrar polislere baktığımda bir anda yüzüme gözüme göz yaşartıcı sprey sıktılar. O acıyla ellerimi yüzüme kapadım. Elimdeki maket bıçağı düştü ve sopalarla vurmaya başladılar. O anda bir sürü polis bana vuruyordu. Sonra beni kelepçelediler. Saçımdan tutup arabaya sürüklediler. Daha sonra karakola götürdüler. Telefon açmaya, avukat aramaya hakkım var dedim. Al sana telefon, al sana avukat deyip kollarım kelepçeli olduğu halde, daha çok dövmeye başladılar. Yere yıktılar, nefes alamıyordum. Kollarım ve ayağım çok ağrıyordu. Beni hastaneye götürdüler. Film çekildi. İki kolumda kırık olduğu anlaşıldı. Polislerin yüzleri değişti. Doktora bir şeyler söylediler. Bana rapor göstermediler. Ezikler var diye 15 günlük rapor aldılar. Ben de orada, dışarıdan rapor alırım dedim.Alçıdan başka hiçbir tıbbi müdahalede bulunmadılar. Ağrı kesici dahi vermediler. Beni karakola götürdüler ve mahkemeye çıkardılar. Olayı anlattım. Polisler hukuk dışı tutanak hazırlamışlar. Sonradan öğrendim. Hakimin karşısına aynı şekilde götürdüler. Hakim beni öyle görünce, “öff çok fena yapmışlar” dedi. Hakim tutanağa bakarak, sen de biraz ileri gitmişsin, polise zorluk çıkarmışsın dedi.Ben de olanları hakime anlattım. Beni tutukladılar. Polislerin yaptığı işkenceyi gizlemek için beni tutuklatıp cezaevine gönderip kamuoyundan gizlemeye çalıştılar.
Demet: Hangi cezaevinde kaldın?
Hülya: Ümraniye E tipi kapalı cezaevin müşadiyesine kapattılar. Burada iki ay kaldım. Hiçbir özel ihtiyacımı göremiyordum. Parmak uçlarımı kullanarak ihtiyaçlarımı görmeye çalışıyordum. Beni daha sonra revire çıkardılar. Revirden hastahaneye sevk ettiler. Yeniden filmler çekildi. Doktor filmlere baktığında çok şaşırdı. "İki kolunda kırık var, bu rapor yanlış" dediler.
Demet: Cezaevinde hangi şartlarda kaldın?
Hülya: Diğer hücrelerde üç travesti kalıyordu. Bir tanesi tabakları yıkıyordu. Yanıma gelmiyordu. Gardiyanlar izin vermiyordu. Cezaevi müdüründen izin alarak ancak yanıma geliyorlardı. Çamaşırlarımı yıkıyor, banyo yapmama yardım ediyordu. Bazı gardiyanlar iyi, bazıları kötü davranıyordu. Bu halimde benden cinsel ilişki isteyenler oluyordu gardiyanlardan. Çoğunluğu kötü davranıyordu.
Demet: Seni destekleyen kişi veya kurumlar var mıydı?
Hülya: İlk haftasında Eren Keskin ziyaretime geldi. Lambda'nın İHD ile suç duyurusunda bulunduklarını söyledi. Bana para verdi. Konuştuk, kendimi çok iyi hissettim. Daha sonra ITEP'den avukatlar geldi. Benimle görüştüler. Genellikle her hafta avukatlar ziyaretime geliyorlardı, bana moral verdiler. Hepsine teşekkür ediyorum. Lambda'nın organize ettiği kart gönderme kampanyası beni çok etkiledi, çok mutlu oldum.
Demet: Bundan sonraki yargı sürecin hakkında bilgi verir misin?
Hülya: İlk mahkeme 31 Aralık'ta oldu. Duruşmaya geç getirildim. Tutukluluğum devam etti. 25 Ocak'ta tahliye oldum. Mahkemem dışarıdan devam ediyor. Polislere açılan işkence davasının ilk duruşması 6 Nisan'da oldu. Lambda'lı aktivistler adliyenin önünde basın açıklaması yaptılar. Mahkeme 16 Haziran'a ertelendi.
|