gacıvari-laçovari / astrogacı...


Neredeyse 2007'i de yarıladık. Son üç seneden beri Satürn etkisinde oluşumuz bizi epeydir yormakta. Özellikle benim gibi ateş grubu insanlarını. Sanırım Gacıistanbul'da yazı yazmam üzerimdeki stresi bir nebze de olsa atmama yardımcı oldu. Malum, dergimizin ilk basım tarihi Mayıs 2005. Yani dergice Boğayız. Basılma ve yayınlanma saatini baz alırsak yükseleni de Terazi. Kısaca, toprak ve hava elementlerinin buluştuğu yegâne bir ortamdasınız. Aslında bu beni pek şaşırtmadı. Dergimizin editörü Serap'ın doğum günü itibariyle İkizlere az farkla girmesi onu yoğun Boğa etkisinden koparmamış olacak ki bu durum dergiye göbekten eklemlenmesini kolaylaştırmış. Bir kadına disiplin ve istikrar bu kadar mı yakışır! Yalnız her boğa gibi o da biraz ağırkanlı. Ama hayat arkadaşlarına bir o kadar sadık. Aynı, okuyucularımıza sadık kalışımız gibi. Benim gibi her şeyin bir an önce olup bitmesi isteyen Yaylardan değil anlayacağınız.

Dergimiz var oluş gereği basımına ihtimal verilmemesine karşın ve bütün maddi manevi olumsuzluklara rağmen kendini idame ettirmesi ve bunu ince bir kalite almayışıyla sizlere sunmasıyla tipik Boğa'ya Terazi duruşunu sergiler. Siyah-beyaz bir fanzine göre basımından yazılarına değin birçok malzemenin Terazi inceliğiyle düzenlenmesiyse hiç tesadüfî değildir. Her ne kadar Teraziler bu aralar sıkıntı içindeyse de Haziran ayından sonraki dönem, dergimiz ve tüm Teraziler için daha umut verici olaylara kapı aralayacak.

Elbette bizi yoran birçok şey yaşadık. Başta maddi sıkıntılar. Bir Boğa'dan beklenen titizlikte parasal harcamalar yapan dergimizi belki de en fazla bu tartışmalar yordu. Başka tartışmalar da olacaktır hiç kuşkusuz. Örneğin Mart ayı bizim ve ülkemiz için sıkıntılı geçebilir. Cumhurbaşkanlığı seçimi ardından genel seçimler bu yılın ülkemiz açısından ciddi bir dönemeçten geçeceğinin sinyalini veriyor. Valla ben yıldızların yalancısıyım.

Ülkemiz Akrep üstü İkizler. Gelenekçi olduğu kadar yeniliklere açık. Tabi bu yeniliklerin hazmedilme sorunu var, o ayrı. Genel ahlaka dogma bir inanç besleyip, cep telefonu gibi “gevur” icadını bu kadar çabuk benimseyişimizin altında tam da bu yatıyor. Bayrağımızın şehvet uyandıracak derecede kırmızı oluşuysa Akrep'e yaraşır isabette bir seçim. Geçen sene Akrep'in yılıydı. Ülkemiz yazarlarından Orhan Pamuk'un Nobel alması her ne kadar ülke “çıkarlarını” zedelemiş görünse de dünya çapında adımızın duyulması açısından anlık çarkımıza iyi bir örnektir.
Bu yılsa Yay'ı temsil eden Jüpiter'in etkisi altındayız. Umarım Esmeray geleneksel gidip gelmelerinden bir an evvel kurtulur. Hatun tipik bir Yay çünkü Son seneler onun için de zorlu geçti. Dergiye bir süre yazmamasının nedenini buna bağlıyorum. Bu yıl sivil toplum kuruluşları da biraz etkilenecek gibi. Örneğin Yengeç üstü Başak olan Lambda-istanbul bu değişimden nasibini alacak. Umarım olumlu olur. Önceleri Lambda-istanbul'un mendil değiştirir gibi aktivist değiştirmesini içerlerdim. Demek nedeni Yengeç dehlizlerinden geçiyor oluşuymuş. Med-cezir durağanlığının azizliğine uğramış gey bir örgüt işte. Onlara da kolay gelsin.

Bu sene yeni gelişmelere gebe olacak demiştik. Umarım tüm gebelikler gibi sancılı geçmez. Özellikle Irak'ın durumu söz konusu olunca ve ülke elden gidiyor edasıyla Türkiye'deki askerlerin sabırsızlıkla siyasete karışma azimlerine tikelince bu sancının belirtilerini şiddetle görür gibi oluyorum. Ama bu yılsonuna doğru huzuru bulacağız kanısındayım. Her birimiz için yeni bir sayfanın açılacağı bir sürece gireceğimizi de belirtmeden edemeyeceğim. Sanılandan daha köklü değişimlerin bizi bekleyeceği bir dönemeçteyiz. Ve birçok kırılma noktası yaşayacağız. Önemli olan bu kırılma anlarında hiç birimizin yara almadan yoluna devam edebilmesi. Dergimizin bu dönemeçte kendi yolunu bulacağı inancındayım. Bu yılın hepimize barış, huzur ve güzellikler getirmesi dileğiyle!

sürmelican

 

   
Gacıİstanbul © 2006 - Her Hakkı Saklıdır.