2 yaşındayız sevgili okur.
görünmeyen perde arkasında sevinç ve gururun dans ettiği bu basit cümlenin anlamını herkes bilemez. ite kaka tıkıldığımız ve yalnızca orada nefes almamıza izin verilen küçücük hayatlarımızda bugüne kadar hiçbir çabamız bu kadar uzun soluklu olamamıştı. tökezlediğimiz anlarda hemen darmadağın olup, gerisin geri o küçücük hayatlarımıza kaçışmıştık. bilmezsiniz, gacıistanbul kaç kez tökezledi, kaç kez düştü ama her seferinde yeniden ayağa kalkıp yürümeye devam etti. sevincimiz bundan. çünkü yaptığımız şeyin ne denli önemli olduğunun farkındaydık. bizi insandan saymayan, o küçücük hayatlara tıkmaya çalışan toplumsal sisteme, okuyarak, düşünerek, yazarak en güzel cevabı verdik. bunun meyvelerini-sonuçlarını bugünden yarına hemen göremeyeceğimizi biliyorduk. ama yıllar sonra olsa bile bizi insandan saymayan o toplumsal sistemin değişmesinde, daha insanca bir toplumsal sisteme dönüşmesinde toz zerreciği kadar bile olsa bizim de payımız olacağını da biliyorduk. gururumuz bundan sevgili okur.
inanıyoruz ki, henüz bu çabanın öneminin farkına varamayan arkadaşlarımız da birgün gacıistanbul'un ne anlama geldiğini görecekler. işte o zaman büyüyecek o toz zerreciği...
editör gacı bu sayıda kim ne demiş, kim ne yazmış bir bir saymayacak sevgili okur. bu aralar biraz fazla duygusal; şu an sevinçten ve gururdan ağlamakla meşgul. okuyun işte anacım...
gelecek sayıda görüşmek üzere...
|