demet'in tepindii köşe / suçumuz gacı olmak! - balyoz baskınları...


Hep iç karartıcı yazılar, şiddetle ilgili yazılar yazmaktan bıktım. Güzel şeyleri, bir gün mutlaka göreceğimiz o güzel günleri yazmak istiyorum ama nafile... Hergün yeni şiddet haberleriyle sarsılıyoruz. Biri biterken yenisi geliyor. Artık şaşırmıyoruz da buna; alıştık mı ne... Beyoğlu kaymakamlığı ve polisinin yasadışı uygulamaları devam ediyor. Son uygulamaları ev baskınları. Fuhuş şüphesi gerekçesiyle evlerimize baskınlar düzenleniyor. Evde buldukları prezervatifleri, bir arkadaşımızın evinde buldukları vibratörü suç delili olarak gösteriyorlar. Bir arkadaşımız banyo yaparken kapı çalındığında, merakla banyodan çıkıp kapıyı açtığında “vay efendim evde çıplak yakaladık” oluyor. Bir arkadaşımız evinde sevgilisiyle uyurken “yakala-nıyor!” Bir arkadaşımız evinin yolu üzerinde olan karakolun önünden geçerken durduruluyor, “buradan geçmeyeceksiniz!” deniyor. Bir arkadaşımız yol ortasında yüzüne biber gazı sıkılarak dövülüyor. Klüplere gidilip, klüp patronlarına “klübünüzün kapanması yakın, buraları terk edin!” deniyor. Eski bir ermeni kilisesini disko olarak açan birileri, o sokakta yaşayan gacıları tehditle kovmaya çalışıyor. Bu durum sadece Beyoğlu ilçesiyle sınırlı değil elbet. E5 civarındaki gacılara da baskılar giderek yoğunlaşıyor. Diğer şehirlerde de. Ankara'da baskılara şimdi bir de para cezaları eklendi. Gacılara yolu işgal etmekten 58YTL. ceza kesiliyor. Yolları işgal ediyorsunuz, evleri işgal ediyorsunuz, havayı ve suyu da...

Biraz gerilere gidelim. Geçen yıl Beyoğlu'na atanan yeni ekipler amiri zehir zemberek sözler söylemişti. “Beyoğlu'nu ibnelerden, dönmelerden ve orospulardan temizleyeceğim.” demişti. İlk işi de “benim eşcinsel, travesti dostlarım da var” diyen Gümüşsuyu mahallesi muhtarı Çiğdem Nalbantoğlu'na şiddet uygulamak olmuştu. Mahkeme hala devam ediyor.

Bu hortum süleymanların, karakaplanların, kemik kıranların devri geçti diye seviniyorduk. Yıllardır yaşadığımız zulüm bitiyor, bizleri de artık insan yerine koyuyorlar sanıyorduk. Zulüm bitse de baskılar sürüyordu elbet. Sokakta gördüklerine teşhircilik yapıyor diye para cezaları kesiliyordu. İtiraz edip mahkemeye başvurduk. Duygu'nun itirazı kabul edildi ve para cezaları iptal edildi ama yerine yenisi geldi: kabahat suçu... O da fayda etmeyince şimdi ev baskınları... Birçok gacı evi mühürlendiği için evsiz kaldı. Nedeni fuhuş şüphesi!..

Lambda'da toplanan gacılar olarak, ev mühürlemelerine dur demek için 14 Mart'ta Beyoğlu karakolunun önünde bir basın açıklaması yaptık. Polisler çok şaşırmışlardı. Gacılar tarihte ilk kez bir karakolun önünde basın açıklaması yapıyorlardı. Sesimizi kısmak için yan taraftaki diskotekten yüksek sesle müzik yayını yaptırmaya çalıştılar. Gidip müziğin sesini de kıstırdık. Basında bir iki gazetenin haricinde çok fazla yer almadı açıklamamız. Eskiden öksürsek haber olurken, son üç yıldır RTÜK aracılığıyla medyaya da baskı yapılıyordu çünkü. Daha çok yeni: CNN Türk'teki Cosmopolis programını yayından kaldırdılar. Programda lezbiyenler yer almıştı. Bir hafta sonra da geylerle ilgili devam edecekti. Ama kanal uyarılmış ve program yayından kaldırıldı.

Farklı olana tahammülü olmayan iktidarın faşizan tavırlarına karşı sesimizi yükseltmeliyiz. Biz sustukça parklarda dolaşmayı, evimizde oturmayı, hatta bu ülkede yaşamayı bile yasaklayacaklar. Derhal sıkı bir biçimde örgütlenmeli, yediğimiz her dayağın, maruz kaldığımız her yasadışı uygulamanın hesabını sormalıyız.

Haydi susmayalım...

Demet Demir

 

   
Gacıİstanbul © 2006 - Her Hakkı Saklıdır.