bakış / Nasıl iş buldum!


Kadın olmak adına ilk adımları geçtiğimiz aylarda attım. Bu kararı yıllarca erteledim. Bunda en büyük etken işsizlik korkusuydu, daha doğrusu işsiz kalıp seks işçiliği yapmak zorunda kalmaktı. Benim hesabım bir işte çalışıp iyice küpümü doldurduktan sonra gacıvari olmaktı. Ancak laçovari gidip geldiğim son işimden de kimliğim nedeniyle kovulunca bunun görüntümle yani laçovari / gacıvari olmamla bir alakası olmadığını iyice anladım. Baktım küpün dolacağı filan yok, 'hemen harekete geçmek en iyisi' diyerek yola çıktım ben de. Kervan yolda düzülüyordu biraz da...

Gacı kimliğimle ailemin yanında yaşayamayacağımı iyi biliyordum. Kararımı onlara açmıştım zaten. Maalesef olumlu bir cevap alamadım. Kirasını rahatça karşılayabileceğim bir ev tutarak başladım işe. Geçen sene aldığım peruğu, yazlık bluzlarımı, gacıvari pantolonlarımı sandıktan çıkardım. Trikalarımı traşlayıp patla kapattım. Kalan bir kaç eksiği de arkadaşlarımın yardımıyla halledince takımı tamamlamış oldum.

Yıllar sonra istediğim görüntüye kavuşmuştum. Benden mutlusu yoktu. İlk günler aynanın karşısına geçip kendimi izlemeye doyamadım. Dakikalarca kendimi izledim. Ancak iş bununla bitmiyordu. Asıl şimdi başlıyordu. Evsiz kalmak, işsiz kalmak, itilmek, tekmelenmek, kaba şiddet vs. gibi pek çok hayati riski / sorunu göğüslemek durumundaydım. Ev sorunu hallolmuştu, oturduğum muhitte görece rahat sayılırdım. Yine sokaktaki şiddetle de bir biçimde başedebilirdim. Ancak işsizliğe kaç ay dayanabilirdim? Kısaca benim için kilit sorun gerçek kimliğimle çalışabileceğim bir iş bulmaktı. Seks işçiliği yapmamaya kararlıydım. Bana ve kızkardeşlerime dayatılan bu durumu kabul edemiyordum.

Tüm gücümle kadın kimliğimle iş aramaya giriştim. Eylem (gacı ismim) adıyla bir CV oluşturup çalışabileceğim, çalışmak istediğim işyerlerine mail ile gönderdim. (CV'de cinsiyet ibaresinin karşısında travesti yazdım onu da belirtmek isterim efenim:) Her zaman olumlu geri dönüşler alamadım elbette. Arayanların en az % 90'ı ilişki teklif ediyordu. Gizli numarayla arayıp küfür edenler, taciz edenler de cabası. Moralimi bozmamak, motive olmak için kendime hedef koymuştum. Her gün en az 50 başvuru yapacaktım! Yaptım da.

Bir kaç hafta içinde bir yayınevi mülakata çağırdı, görüştüm ve olumlu cevap aldım. O gün hoplaya zıplaya, şarkılar söyleyerek eve döndüm. Sevinçten sabaha kadar dansettim.

Şu an tercüme işleri alıyorum, yayınevinde dizgi yapıyorum. Kazancı az da olsa istediğim en azından katlanabildiğim bir iş yapıyorum.

Seks işçiliğini ya da bunu yapanları kesinlikle hakir görmüyorum. Benim için diğer işlerden hiçbir farkı yok. Ancak seks işçiliği yapmak istemeyen travesti ve transseksüellerin de pozitif ayrımcılıktan faydalanması gerektiğine inanıyorum. Sakatlar, eski hükümlüler, “terör” mağdurlarının faydalandığı kotalardan en çok ayrımcılığa uğrayan biz travesti ve transseksüeller de istifade edebilmeliyiz. Hepimiz iyi biliyoruz, bu ülkede üretilen değerin en az üçte birine el koyan, yılda 150 katrilyon vergi toplayan devlet istese bu sorunu bir günde çözer. Yetkililer artık harekete geçmeli.

Seks işçiliğinin dışında işlerde çalışmak istiyorsak şayet, biz gacılara da çok iş düşüyor. İş hayatındaki ayrımcılığa karşı hep beraber mücadele etmeli, temel hedeflerimizden biri olan çalışma hakkı için örgütlenmeli, harekete geçmeliyiz.
Örgütlülük düzeyimiz düşünüldüğünde bunların hayal veya çok uzak hedefler olduğunu söyleyenler olacaktır. Ama benim aklıma örgütlülük gerektirmeyen, kolay uygulanabilir ancak etkili de olabilecek bir yol geldi. Onu da paylaşmak isterim. Herbirimiz her gün 3 iş başvurusu yapalım mesela. Binlerce travestinin aynı anda böyle bir eyleme kalkışması ses getirir diye düşünüyorum. Kimbilir belki aramızdan bazıları iş de bulur bahaneyle. Eylem önerim naçizane.

Bütün kızkardeşlerimi sevgiyle selamlıyorum.

eylem

Gacıİstanbul © 2006 - Her Hakkı Saklıdır.