eşcinsel, biseksüel, travesti ve transseksüel (ebtt) seks işçisi bireylerin sorunları mı, ebtt bireylerin sorunları mı?
lambda'ya ilk kez “türkiye'de yaşayan travesti ve transseksüellerin sorunları” konulu bir toplantı nedeniyle gitmiştim. henüz yeni açıldığım zamanlardı; kafamda bir sürü soru işareti cirit atıyordu. bu sorulara yanıt bulabileceğim umuduyla koştura koştura gitmiştim toplantıya. gacılar birbiri ardına yaşadıkları sorunları anlattılar. konu başlıbaşına, polisin çarkta uyguladığı şiddet etrafında yoğunlaşmıştı. toplantının konu başlığıyla kendisi başka yerlere gider gibiydi; “türkiye'de yaşayan travesti ve transseksüellerin tek sorunu polis şiddetidir” gibi bir sonuç çıkıyordu toplantının gidişatından. kafamdaki soru işaretleri silinmemiş; aksine artmıştı. sonrasında toplantıyı değerlendirdiğimde, gacıların “travesti-transseksüel” dendiğinde konuyu doğrudan seks işçiliğiyle bağlantılandırdıklarını, sadece çarkta yaşadıkları sorunlara yoğunlaşmış olduklarını gördüm. dahası; gey, lezbiyen, biseksüel arkadaşlar da konuya çoğunlukla böyle yaklaşıyorlardı. toplumun travesti-transseksüel algısına koşut bir algı yanılsaması söz konusuydu. kendimi biraz daha “yalnız” hissettiğimi bugün gibi anımsıyorum.
zaman içinde, bugün geldiğim noktada, bu algılama biçiminin sorunların çözümüne yönelik “doğru” politikalar üretmenin yolunu tıkadığını düşünüyorum. doğru politikalar üretemeden, uygulayamadan da çözümlerin mümkün olmadığı ortada. son 20 yılda dünya oldukça değişti, evet, dünyada olduğu gibi türkiye'de ebtt algısında olumlu gelişmeler var ama dikkat: ebtt seks işçilerinin “sorunları” 20 yıl önce neyse, bugün de o... o zaman hortumsüleyman, ülker sokak; bugün travestilerin kökünü kazımaya yemin etmiş başka bir emniyet amiri ve eryaman. şiddet aynı şiddet...
öncelikle şunun altını çizmek gerek: ebtt bireylerin sorunları, talepleri ile ebtt seks işçisi bireylerin acil çözüm gerektiren sorunları ve talepleri özellikle “çalışma sürecinde” ayrışıyor.
güvenilir olmayan ortamlarda, sağlıksız koşullarda, şiddetle iç içe “çalışmak” zorunda bırakılan ebtt seks işçilerinin hayatları da buna koşut bir biçimde gelişiyor, sürüyor. acil çözümler gerektirmesi de bundan zaten: çalışma süreci “nasıl bir yaşam”ın anahtarı...
ebtt seks işçileri, yaşadıkları sorunların çözümünü kimden bekliyorlar?
peki, ebtt seks işçileri sorunlarının çözümüne yönelik her hangi bir girişimde bulunuyorlar mı? gördüğüm kadarıyla günlük-anlık savunma önlemleri geliştirmekten, baskıları, gördükleri şiddeti medya/ihd-lambda-kaos aracılığıyla protesto etmekten ve zaman zaman medyanın “travesti terörü” dediği “şiddetle” tepki vermekten öte ciddi bir girişim yok. (burada ankara'da kurulan “pembe hayatlar” ve bursa'da kurulan “gökkuşağı” derneklerini yoksaydığım sanılmasın; ama gördüğüm kadarıyla onlar da “şimdilik” yalnızca yukarıda belirttiğim tarzda sürdürüyorlar mücadelelerini.)
peki, bu tarz (uzun vadede kamuoyunu etkileyerek ve kamuoyu baskısını arkasına alarak koşullarda iyileştirmeler sağlama) yöntemlerin “acil-yaşamsal” sorunları çözmediği ortada değil mi? daha da açayım: homofobi ve transfobiyle mücadele yöntemleri “acil-yaşamsal” sorunları çözmede yeterli olabilir mi?
ebtt seks işçilerinin çalışma sürecine ilişkin “özgül” sorunlarının çözümüne yönelik “özgül” bir “mesleki-politik” örgütlenme ve mücadele gerekliliği bu noktada somutlaşıyor. peki bu “özgül, mesleki-politik” mücadeleyi seks işçilerinin bizzat kendileri değil de, onların adına “birileri” yürütebilir mi? yürütebilir diyenlere kolay gelsin!
ebtt seks işçilerinin yaşadıkları sorunların çözümü mümkün mü?
ebtt seks işçilerinin “mesleki-politik” örgütlenmeye bir türlü yanaşmamasının altında doğru politikalar oluşturulamamasının yarattığı umutsuzluğun yattığını düşünüyorum. daha doğrusu: yitirilen umutların... zira umutlar doğru politikalara, mücadele biçimlerine değil; lambda, kaos vb. uzun vadede sonuç alabilecek, egemen ideolojiye karşı genel bir mücadele yürüten “gönüllü” örgütlenmelerine yüklenmiş. doğal olarak, kısa vadede somut sonuçlar görülmeyince de umutsuzluk almış yürümüş. (seks işçisi gacıların lambda'ya ilgilerinin giderek azalmasının altında bu yatıyor olabilir mi!?)
oysa çözüm elbette mümkün. ama ilk koşul: sorunların nedenlerini doğru tespit ederek, çözüme yönelik politikalar oluşturmak ve bu politikaları uygulayabilecek “mesleki-politik” örgütlenmeyi sağlamak.
ebtt seks işçileri, yaşadıkları sorunların nedenlerini “doğru” tespit ediyorlar mı?
ebtt bireylerin sorunlarıyla ebtt seks işçilerinin sorunlarının iç içe algılanması özgül sorunlara odaklanmayı da zorlaştırıyor. çözümün “ortak” olduğu ve ancak uzun vadede gerçekleşebileceği düşüncesine yol açıyor çünkü. devrim gibi... devrim olunca her şey düzelecek! oysa acil-yaşamsal sorunlardan söz ediyoruz.
öyleyse, hiç vakit kaybetmeden yaşanan sorunların nedenlerinin doğru tespiti için bir çalışma başlatmak gerekiyor. bu nedenlerin yalnızca homofobi ya da transfobi olduğunu düşünmek çözüme varmak için yeterli değil çünkü... öncelikle seks işçiliğine dair tüm ulusal yasaların, tüzüklerin, genelgelerin vb. taranması ve uluslararası çağdaş normlarla, yasal düzenlemelerle karşılaştırılması ve taleplerin bu doğrultuda belirlenmesi gerekiyor. yaşanan bir çok sorunun temelinde 1930'lu yıllardan kalma bir bakış açısı ve yasal düzenlemeler yatıyor çünkü... bu yasal düzenlemelerin yalnızca heteroseksüel seks işçilerini kapsaması da önemli bir ayrıntı; ebtt seks işçilerine güvenli ve sağlıklı koşullarda, şiddetten uzak çalışma kapılarını tümden kapatıyor çünkü... devlet, ebtt seks işçilerini “görmemenin” kendisi için daha hayırlı olduğunu, sorunu! yıldırma, “kökünü kazıma!”yla çözebileceğini düşünüp, polise havale ediyor çünkü...
öyleyse yasa yapıcıyı, dolayısıyla devleti gerçekten “çağdaş, sosyal, hukuk devleti” olmaya da zorlamak gerekiyor. hiç merak etmeyin; en hantal, en gerici devlet bile çağdaş, uluslararası insan hak ve özgürlüklerine dayalı normlara karşı çok fazla direnemeyeceğini artık biliyor.
seks işçiliğinin “ahlaka mugayir bir faaliyet” değil; tarih boyunca milyonlarca insanın “ekmek yediği”, hatta kimi dönemlerde “kutsal” kabul edildiği, insanın en temel gereksinimlerinden birine dayalı bir meslek olduğunu dağa taşa kabul ettirmek de gerekiyor. bunun için sendikalarla ortak çalışmalar yapmak, sendikalarla geçmişte yapılan kimi çalışmaları tozlu raflardan indirmek gerekiyor.
daha yapılması gereken birçok şey var ama galiba ilk önce, çözümlere ancak tüm seks işçilerinin ulusal düzeyde örgütlenmesi, talepleri doğrultusunda ayakları yere basan politikalar üreterek, bu politikaların mücadelesini yapmasıyla varılabileceğini anlamak gerekiyor.
serap
|